12 Mart 2018 Pazartesi

V. Frankl'ın Kitabından Yola Çıkarak ''Benim Anlam Arayışım'' ve Yeni Kitaplarım

Başlıkta bahsetmiş olduğum ünlü yazar psikiyatrist Dr. Frankl'ın ünlü kitabı olan ''İnsanın Anlam Arayışı'' kitabını henüz okumuş değilim ama kitabın ismini ilk duyduğumda bu konu hakkında nedense zihnimde bazı çerçeveler anında oluştu diyebilirim. Birincisi, insan denilen varlığın bu dünyaya gözlerini açtığı andan itibaren gerçekten bir ''anlam'' arayışına girmesi ve bunu çoğunlukla aldığı formal eğitimle sağladığı benim için su götürmez bir gerçekti. İkinci nokta ise eğitim sürecinde insanın bu denli bir anlam arayışına girmesinin sebepleri neler olabilirdi? Belki de hiç eğitim sürecini de işin işine katmadan bir anlam arayışına girmiş olan insanın bu süreçte yaşadığı bilgi, beceri ve deneyimleri kendine bir şeyler katma hakkında kendisini acaba ne kadar geliştirme imkanı bulabiliyordu?

Bu türlü sorular zihnimi meşgul ederken aslında olaya kendi açımdan baktım ve hâlâ da aslında bakmaya devam ediyorum. Bir yandan okul dersleri, dershane ve okumam gereken onlarca kitap ve makale dururken bir saat kendi başıma kalabildiğim bir zaman yarattım kendime. Sordum kendi kendime, ''Benim bu hayattaki anlam arayışım neydi ve ne derecede bunu gerçekleştirebiliyordum ve en önemlisi tabi ki gerçekleştirmek için ne kadar çaba sarf ediyordum?'' Bunları düşünmek günlerimi aldı, bazen not defterime notlarımı yazdım, sildim, karaladım, yeni kitaplarla yeni bilgilerle tanıştıkça eksenim kaydı ama sonunda zihnim bana bir cevap ortamı sağladı diyebilirim. Benim anlam arayışım; sevdiğim işi en iyi şekilde yapmak idi. Peki bir insan,lisans öğrenimini bitirecek olan bir insan,anlam arayışını aramakta geç kalmış değil miydi? Ne fark ederdi ki? Bazılarımız bu durumu daha erken keşfetse de içindekileri gerçekten anlamlandırmak, sıraya koymak ve önceliklerini ona göre düzenlemek yıllarını alabiliyordu elbette. Ben de bunu da düşünerek aslında pek de geç kaldığımı düşünmüyorum çünkü lisans eğitimimde okumuş olduğum yayınlar, hem sanal dünyada olsun hem gerçek dünyada olsun tanışmış olduğum insanların bana bir şeyler kattığını hissetmem benim fikir dünyamı geliştirdi aslında diyebilirim.

Fikrimce, bir insanın kendi kendine sorması gereken önemli bir sorudur aslında bu, ''Benim bu dünyadaki/hayattaki anlam arayışım ne?'' , ''Nelerden mutluluk duyuyorum?'' , ''Neler yapmak hoşuma gidiyor?'' vs. vs.

Bu konu hakkında zihnimdeki ve yüreğimdeki birikmiş düşünceleri yazıya döktükten sonra bu hafta içinde gerçekten kendimi şanslı hissettiğim bir olayı sizinle paylaşmaktan mutluluk duyuyorum.

Eğitim Fakültesi'nden emekli olan bir hocam kütüphanesindeki kitaplardan ''Beğendiklerini, ilgini çekenleri al, senin olsun'' dedikten sonra almış olduğum kitapları şuraya bırakıyorum. Konu kitap olunca tabi ki dayanamadım :) 

Şu anda okumakta olduğum ve resmen aşık olduğum kitabı da altına koydum. Sevgili Nuray hocamın kitabını Bursa'daki tüm sahaflarda ve kütüphanelerde aradığımı ve bulamayıp üzüldüğümü ve ertesi gün kitabın karşıma çıkması da gerçekten hoş bir ayrıntı oldu.

Kitapla kalın, mutlu günler...










Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Öğretmenlik Demek...

Başlıkta da okuduğunuz üzere öğretmenlik üzerine birkaç kelam etmek istiyorum. Anlatıma bu dönemin başına giderek başlamak istiyorum. Dönem ...